Ana Sayfa / Geleceğin Dünyası / Gelecekte Tarım / Akıllı Tarım ve Hassas Tarım ile daha Kaliteli Verimli ve Kazançlı
akilli tarim hassas tarim
Akıllı Tarım Hassas Tarım

Akıllı Tarım ve Hassas Tarım ile daha Kaliteli Verimli ve Kazançlı

Artan nüfus ile birlikte tarımın bütün dünyayı beslemesi için, tarımın daha fazla endüstriyelleşmesi ve teknolojiyle iç içe geçerek akıllı tarım ve hassas tarım uygulamaları geliştirmesi gerekmektedir.

Tom Rogers, Kaliforniya’nın Central Valley’deki Madera kasabasında badem yetiştiren bir çiftçidir. Badem lezzetli ve besleyicidir ayrıca kârlıdır.  Kaliforniya çiftçileri, dünyanın badem arzının % 80’ini karşılıyorlar ve bundan 11 milyar dolar kazanç sağlıyorlar. Ama badem yetiştirmek için çok fazla suya ihtiyaç var. Altı yıl önce bir çift Hollandalı araştırmacı tarafından yapılan bir hesaplamada, 1 adet bademim yetişmesi için yaklaşık 1 galon (3.8 litre)  su gerektiği öngörülmüştü.

Ancak teknoloji  Bay Rogers’ın çiftliğine yardımcı olmaya başladı. Badem ağaçları boyunca yerleştirilen nem sensörleri, topraklarda olup biteni analiz eder. Sonuçlarını buluttaki (çok fazla miktarda veriyi işleyebilme kapasitesine sahip sunucular ağı)  bir bilgisayara gönderirler. Sonuçlar çiftliğin sulama sistemine geri gönderilir – damla sulama hortumları pompalarla doldurulur.

Sistem serada sebze yetiştirmek için kullanılan hidroponik sistemi andırıyor. Her yarım saatte, bulutun hesaplamalarına dayanan ve planlandığı takdirde uygun bir gübre miktarı ile karıştırılarak  her ağaç için dikkatli bir şekilde ayarlanmış bir tutam su püskürtülür.  Bu sistem kurulmadan önce, Bay Rogers çiftliğini yaklaşık haftada bir sulamıştı.Yeni kullanılan bu teknikle, eskisinden % 20 daha az su kullanıyor. Kaliforniya’da dört yıllık bir kuraklık yaşandı ve su tasarrufu için mali ve sosyal politikalar mevcut. Bu Kaliforniya için para tasarrufu ve şöhret getiren şey oldu.

Sayın Rogers’ın çiftliği ve onun gibi yüksek katma değerli ürün ama susuz bitkiler (antep fıstığı, ceviz ve üzüm gibi ) üreten öncü çiftçilerin yaptığı bu hassas tarıma  akıllı tarım (smart farming) denmektedir. Fakat yalnızca meyve ve fındık fıstık çiftçileri değil aynı zamanda Amerika’nın çoğunu kaplayan sofra ürünleri – mısır ve soya fasulyeleri – kapsar. Ekim, sulama, gübreleme ve hasat, hepsi bilgisayar kontrollüdür. İçinde  yetiştiği toprak bile izlenir.

Bu durumda çiftlikler gittikçe fabrikalara daha çok benzemeye başlıyorlar.Güvenilir ürünlerin ortaya çıkartılması için sıkı kontrol işlemleri, mümkün olduğunca doğanın aksiliklerine karşı bağışıklık kazanıyor. DNA’nın daha iyi anlaşılması sayesinde çiftlikte yetiştirilen bitkiler ve hayvanlar da sıkı bir şekilde kontrol edilir. “Genom düzenleme” olarak bilinen hassas genetik manipülasyon, bir bitkinin veya bir hayvan genomunun tek bir genetik “mektup” seviyesine indirilmesini mümkün kılar.Bu teknoloji, erken genetik mühendisliği destekleyen türler arasında bütün genlerin yer değiştirmesinden çok, tüketiciler için daha kabul edilebilir olacağı umulmaktadır. Çünkü, mahsul ıslahının daima bağlı olduğu mutasyon sürecini taklit eder. Ama genetik düzenleme ile bu daha fazla kontrol edilebilir hala gelmektedir.

Hassas tarım akıllı tarım
Hassas Tarımın Evreleri

Akıllı Tarım

Bir bitkinin DNA dizilimi anlamak, ıslahın kendisinin daha kesin olabileceği anlamına gelir. İstediğiniz özelliklere sahip olup olmayacağını öğrenmek için bitki yetiştirmeye gerek kalmaz. Önceden genomuna hızlı bir şekilde bakmak yeterli olacaktır. 

Donanım ve yazılımdaki teknolojik yenilikler tarımda tarlaların, meyve bahçelerini ve  ahırların çok ötesine uzanıyor. Bundan balık yetiştiriciliği de çok fazla yarar sağlıyor. Kapalı alan tarımı tamamen bu hassas tarım uygulamalarını kullanmaktadır.

Kısa vadede, bu iyileştirmeler, maliyetleri düşürerek ve verimleri artırarak çiftçilerin kazançlarını artıracak ve aynı zamanda tüketicilere (gıda yiyen herkesi ifade ediyor) düşük fiyatlar şeklinde fayda sağlamalıdır. Ancak daha uzun vadede giderek acil bir sorunun cevabını vermeye yardımcı olabilirler: Dünyanın toprakları ve okyanuslarında telafi edilemez bir tahribat yaratmadan gelecek nasıl beslenebilir? Şu andan 7,3 milyar olan insan nüfusu 2050 yılına kadar 9,7 milyara yükselecek. Bu insanlar sadece yemek yemeye ihtiyaç duymayacaklar. Çünkü çoğu kişinin geliri arttı ve bu insanlar şimdiki insanların yaptığı yemeklerden daha iyi yemek isteyeceklerdir.

Birleşmiş Milletlerin Gıda ve Tarım Örgütü, 2009 yılında bir rapor yayımladı. 2050 yılına kadar tarımsal üretimin öngörülen talebi karşılamak üzere% 70 oranında artması gerektiğini belirtti. Tarım için uygun olan arazilerin çoğu zaten çiftlik olduğundan, bu artışı karşılamak için ürünlerden aldığımız verimi yükselmemiz gerekmektedir. İkinci dünya savaşından önce ve 1950′ lerin ve 1960′ ların yeşil devriminde yeni ürün çeşitleri ve tarımsal kimyasalların girişi geçmişte, tarım, makineleşme ile birlikte tarımda verimin artmasına olanak sağlamıştır. Bununla birlikte, pirinç ve buğday gibi önemli ürünlerin verimi artık dünyanın yoğun tarımsal kesimlerinde artmaya devam etmemiştir. Mevcut en iyi uygulamaların yaygınlaştırılması şüphesiz bu yaylalara kadar başka yerlerde verimlilik getirebilir. Ancak bunların ötesine geçmek için gelişmiş teknolojiden yararlanmak gereklidir.  Fakat bu çiftçiler için bir zorluk olacaktır. İşleri yanlış yapmanın maliyeti (bütün bir sezonun hasadını mahvetmek) çok yüksek olduğu için çiftçiler, bu şekilde değişimden kuşkuludurlar. Ancak, hassas tarım ve genetik ilerlemesi çiftçiler için yeni bir umut olabilir.

 

Kaynak: http://www.economist.com/technology-quarterly/2016-06-09/factory-fresh

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir