Ana Sayfa / Geleceğin Dünyası / Dünyanın ilk Döner Gökdelen ‘i 2020′ de Dubai’ de olacak
doner gokdelen
Döner Gökdelen

Dünyanın ilk Döner Gökdelen ‘i 2020′ de Dubai’ de olacak

Dynamic Grup’un mimarlık firması , 80 katlı bir ‘Dynamic Tower’ adlı Döner Gökdelen ‘in Dubai’de 2020 yılına kadar yapılmayı planlandığı açıklandı.

Dynamic Architecture, David Fisher’in 2008 yılında hayal ettiği 80 katlı bir gökdelen görüntüsü her katın 360 derece dönebilme özelliğine sahip olması fikri ile dikkat çekmektedir.

Devasa, yükselen binanın çok yavaş etmesi ve her 90 dakikada bir 360 derece döndürmeyi tamamlayan katlara sahip olması düşünülmüştür. Dynamic Architecture ‘ın dairelerinin tümü dört ana yönü de görecek şekilde tasarlanmıştır. Yapının diğer özellikleri bina sakinleri için elektrik üreten dev rüzgar türbini ile donatılmış olması ve bina sakinlerinin asansörler sayesinde araçlarını kendi apartmanlarına park edebilmesine olanak vermesidir.

Döner Gökdelen’ in 3 temel özelliği

David Fisher bu projenin üç devrimsel özelliği olduğunu belirtmektedir:

Birinci özelliği ‘’çevrenin bir parçası olarak mimari’’ olarak tanımlar. Burada güneş, rüzgar ve manzaraya göre dönen yapı özelliği açıklanmaktadır. Her kat birbirinden bağımsız olarak dönebilmektedir. Bunun avantajını ise şu cümleler ile ifade etmiştir: ‘’Bu nedenle, yatak odasına yükselen güneşle uyanabilir ve akşam yemeğinde okyanusun üzerindeki gün batımının tadını çıkarabilirsiniz.’’ Yapı zaman ve hayata göre şekil alır. Zaman (ve dolayısıyla yaşam) boyutunu da içeren 4 boyutlu ilk yapıdır.

Döner Gökdelen’ in getirdiği ikinci devrim, inşaat metodudur. Prefabrikasyon. Fisher tüm binanın (döşeme, su boruları, klima ve tüm yüzeyler de dahil olmak üzere) prefabrik üniteler olarak fabrikalarda üretilip şantiye alanına getirilmesini düşünmektedir. Ona göre; çelik, alüminyum, karbon fiber ve diğer yüksek kaliteli çağdaş malzemelerden imal edilen bu üniteler inşaat süresini hızlandırmakta, sınırlı sayıda işçi kullanımı ile saha risklerini azaltmakta ve maliyet açısından tasarruflu olan bir yöntemdir. Her katın ayrı olarak yapıldığı binanın yapısal açıdan sağlam ve esnek olduğunu ayrıca sismik direncinin çok yüksek olduğunu belirtmektedir.

Üçüncü devrim ise teknolojiyi ve lüksü çevre ile birleştirmekten doğmuştur. Her kat arasında yatay olarak konumlandırılan rüzgar türbinleri ve çatıda bulunan güneş panelleri ile kendi enerjisini üretebileceği düşünülmüştür. Böylece proje kent için yeşil enerji üreten bir  “enerji istasyonu” haline gelme potansiyeli taşır.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir