Ana Sayfa / Geleceğin Dünyası / Gelecekte Gıda / Gelecek Laboratuvardan Yetiştirilen Yapay Et ile Dolacak

Gelecek Laboratuvardan Yetiştirilen Yapay Et ile Dolacak

2013’te, laboratuvar ortamında yetiştirilen yapay et ile dünyanın ile burgeri yapıldı. 330.000 dolarlık bir fiyat etiketi taşıyan bu burger görünüşe göre pek lezzetli değildi. Fakat bu fikrin sahibi bilim adamları çok çalıştı ve hem maliyet açısından daha uygun hem de daha lezzetli yapay eti , düşünülenden daha önce yapabileceklerini açıkladılar. Gelecekteki burger menüsünde sadece inek içermeyen sığır eti değil, aynı zaman da tavuk göğsü ve balık filetoları da yer alabilecek. Bilim insanları neden hayvanlar yerine laboratuvarda et yetiştirmek istiyorlar ve bunu başarmaya  ne kadar yakınız?

Et endüstrisi insanlığın çevresel verdiği en büyük zararlardan birisini oluşturmaktadır. Et endüstrisi toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık% 18’ini oluşturmaktadır. Ve bu sayı aslında olduğundan çok daha fazladır. Çünkü  emisyonların yaklaşık% 40’ı metan ve %65’i azot oksit içeriyor.  Küresel ısınmaya karbondioksitten yaklaşık 300 kat fazla zararlı etki yaratmaktadır. Dahası, hayvancılık üretiminin çevresel izleri hızla artıyor. FAO’ya göre, 2050’de küresel et üretiminin 1999 seviyelerinin iki kat olması öngörülüyor. Hayvancılığın çevreye verdiği zararın artmasını önlemek için birim hayvancılık başına çevresel etki yarı yarıya azaltılmalıdır.

Çevresel etkiler sadece sera gaz emisyonu ile ilgili değildir. bunun yanında hayvan tarımı, ekilebilir arazimizin, içilebilir suyun, yenilebilir gıda ve yanıcı fosil yakıt kaynaklarının muazzam bir bölümünü etkilemektedir. American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir araştırmaya göre, ABD’deki hayvancılık, Amerikan nüfusunun 7 kat fazla kadar tahıl tüketiyor . Bu da yaklaşık 840 milyon insanın beslenmesi için yeterli miktarda hububat demek.  Aynı çalışma, üretilen her 1 kilokalori eti proteininin yaklaşık 25 kilokalori fosil yakıt enerjisinin tüketildiğini söylüyor Bu oran  mısır ile karşılaştırıldığında 1 kilokalori mısır üretmek için 2.2  kilokalori fosil yakıt enerjisi gerekli. Ve 1 kg hayvan proteini üretmek, 1 kg tahıl proteini üretmekten 100 kat daha fazla su harcanması gerekmektedir. Çünkü kısmen hayvanların gıdalarını yetiştirmek için de suyu kullanmamız gerekir.

Endüstriyel, et üretim laboratuvarlarımız olmadığından, kültürlü etin çevresel etkisinin ve kaynak maliyetinin nasıl ölçüldüğünü söylemek zor. Ancak iyimser olmak için sebep var. İşte 2011’de Çevre Bilimi ve Teknolojisi’ nde yayınlanan bir yaşam döngüsü değerlendirme çalışması:

Sonuçlar, 1000 kg kültürlü etin üretilmesi için
26-33 GJ enerjisi,
367-521 m3 su,
190-230 m2 arazi,
1900-2240 kg CO2-eq GHG emisyonu yayar.

Geleneksel olarak üretilen Avrupa etine kıyasla, yapay et yaklaşık olarak
% 7-45 daha düşük enerji kullanımı (sadece kümes hayvanlarının daha düşük enerji kullanımı var),
% 78-96 daha düşük GHG emisyonu,
% 99 daha düşük arazi kullanımı,
Ve karşılaştırıldığında ürüne bağlı olarak% 82-96 daha düşük su kullanımı gerektirir.

Yüksek belirsizliğe rağmen, yapay et üretiminin genel çevresel etkilerinin geleneksel olarak üretilen etten önemli ölçüde daha düşük olduğu sonucuna varılmıştır.

Modern Agriculture Foundation ‘nın kurucularından Shier Friedman, “Bu aslında çok mantıklı” dedi. “Hayvan yetiştirirken kemikler, deri ve organlar gibi  çok fazla miktarda kullanamadığımız şey atılmaktadır: Şu an yapılan şey ise kullanamayacağımız şeyleri üretmek için kaynak harcamaktansa, yapay et sayesinde tüm kaynaklarımızı sadece tükettiğimiz eti üretmek için kullanabilir. ”  Yapay et büyük ölçekli üretilmeye başladığında hem kaynak kullanımını azaltacak hem de çevreye verdiği zararlar azalacak. Geleceğin eti yetiştirenleri büyük hayalleri kuruyor, ancak önlerinde hala bilimsel ve mühendislik zorluklar bulunmaktadır.

Yapay et ile yapılan ilk hamburger

Birkaç yıl önce, Maastricht Üniversitesi’nden fizyolog Mark Post, laboratuvarında binlerce bireysel kas dokusundan toplanan dünyanın ilk kültürlü sığır eti burgeri yaptı. Uluslararası bir medya şirketi  yüzlerce makale, radyo podcastleri ve TV şovları ile bu burgerin ortaya çıkışını haber yaptı. Ama tadına gelince? Tadmak için seçilen iki kişiye (Gıda bilim adamı Hanni Rützler ve gazeteci Josh Schonwald) göre; Yağsız olduğundan çok sert ve sadece ağır bir et tadı hissi oluşturuyor. Isırık tam bir hamburger ısırığı hissi veriyor ama baharat ve çeşni olmadığından çok yalın ve tatsız bir şeye benziyor. O yüzden şu an için pek yenilebilecek bir şeymiş gibi gözükmüyor.

Ne kadar et pek lezzetli olmamış olsa da bilim adamlarının başarmış oldukları şey aslında hiç de küçümsenecek bir olay değil .hakkında daha az şey olduğunu iddia edebilir. Mark Post’un laboratuvarı, üç ay boyunca, bir inek omzundan çıkarılan bir avuç kök hücrenin, 20.000 bireysel kas lifine dönüşmesi için uğraştı. Bu hücreleri büyümeleri sırasında sağlıklı, iyi beslenmiş ve kirletilmemiş olarak tutmak çok çaba sarf ettiler. Aslında, biyomedikal mühendisleri yapay doku geliştirmek için on yıldan uzun bir süredir uğraşmak vermektedir.

 

 

Kaynak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir